KONUMUZ YİNE EDEBİYAT
Seçimlere bir hafta kala meydanlar iyice kızışırken seçmenlerin çoğu, benim gibi hala oyunun rengi hakkında kararsız. Ya bu hafta hangi parti diye karar vereceğiz ya da seçim günü yazı tura atacağız.
Bu arada yazı çalışmalarım iyice tavsadı. Hatta yazmayı iyice bıraktım dersem yalan olmaz. Bu olguda hala yayıncıda olup basılıp basılmayacağı, ne zaman basılacağı meçhul olan iki dosyamın verdiği hayal kırıklığı büyük rol oynuyor. Bir kitaba en az 2 yıl emek verip de bir köşeye atmak çok zor bir iş olsa gerek. Geçenlerde Ötüken'e hikaye dosyamı götürdüğümde editörle konuşurken aynı şeyden yakındık. Ne yazık ki Türk Edebiyatı denen şey sade elli küsür yazarın yaptığı bir iş. Geri kalanlar figüran olmaktan öteye geçemiyor. Bu arada binlerce yazar adayı için de kitabını yayınlatmak hayalden de öte olmayacak bir düş. Denebilir ki geçmişte de öyle değil miydi? Belki binlerce kişi yazdı ama geride yalnızca Peyami Safalar, Kemal Tahirler, Tarık Buğralar, Sevinç Çokumlar ve Orhan Pamuklar kaldı.
Herşeye rağmen bir defa mürekkep yaladığımız için yazmaktan vazgeçmeyeceğiz. Yazdıklarımız basılmasa da, okunmasa da bu böyle devam edip gidecek. Çünkü biz yazarız, yazdıkça varolacağız!...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder