Sayfalar

15 Haziran 2010 Salı

HAFTANIN YAZISI

BELLİ ELLERDE DOLAŞAN EDEBİYAT

Bazı eski tüfekler haklıydı galiba? Sermayenin, zenginliğin hep belli ellerde dolaşması, bir türlü tabana inmemesi gibi aynen güzel sanatlar da tabana inemiyor, belli ellerde dolaşan bir meta gibi sanki.
Dün müzikte olan şey yani sermaye sahiplerinin veya çeşitli yollarla onların sponsorluğunu elde edenlerin ünlü bir müzisyen( şarkıcı, türkücü veya popçu) olması gibi bugün edebiyatta da aynı şeyler yaşanıyor.
Tıpkı müzikte olduğu gibi Emel Sayınları, İbrahim Tatlısesleri cebinden çıkarabilecek nice yetenek müzik dünyasının semtine bile uğrayamazken şimdi de edebiyatta nice yetenek kısa zamanda '' lanet olsun!'' deyip yazmaya küsüyor, kalemini çok erken emekli edip kaybolup gidiyor.
Her zaman böyle miydi bilmiyorum.21.yüzyılın başlarında Türk edebiyatı sayısı yüzü geçmeyen yazar çizer takımının etrafında dönüp duran bir menfaat çarkı gibi. Siz ne kadar yetenekli olursanız olun bu çarka girmeyi başaramazsanız boşuna kürek sallamayın. Yol yakınken dönün bu aşkın şafağından. Göz nurunuzu, beyninizi eritip durmayın. Koltuğunuzda kitap dosyası; yayınevi yayınevi sokakları arşınlamayın. Bırakın herşeyi bu yüz kişi yazsın. Koskoca Türk Edebiyatı'nı onlar temsil etsin.
Siz de onların kitaplarını gücünüz yeterse kitapçılardan, yetmezse işportadan alıp okuyun. Hem böylesi çok daha kolay değil mi? Neden kendinize yazık ediyorsunuz?

Hiç yorum yok: