HÜZNÜN KALBİ DURDU
Ramazan başlarıydı. Yazarlar Biriğinde verilen iftar sonrası dışarıda çay içerken karşılaşmıştık. Ayaküstü birkaç hoş beşten sonra Nevzat Bayhan onunla ilgili bir anekdot anlatmıştı. Merhum Türkiye Gazetesinde çalıştığı sıralarda odada İsa ve Mehdi beyler otururken muzip bir arkadaşları '' İsa burada, Mehdi burada Teccal nerede?'' diye sormuş ve tam o sırada kapı açılmış içeri Olcay Yazıcı girmişti. Hepimiz bu anekdota gülerken yandan Olcay'ın sesi gelmişti: '' Benim olmadığım mecliste...'' Sohbet sonunda herkes dağılırken beraberce Beyazıt'taki kitap fuarına yürümüştük. Fuarda dolaşırken bir kitabını almış ve ona imzalatmıştım. Onunla daha sık görüşme kararıyla ayrılırken ne bilirdim son defa görüştüğümüzü? Bir bayram dönüşü ecel onu otobüste yakalarken zihnimde eski hatıralar canlandı. Ta 1990'lı yıllarda İnsan ve Kainat dergisine kadar giden hatıralar...Şimdi üzüntüm odur ki böyle bir edebiyat dehasıyla ne kadar az görüşmüşüm. Böyle erken veda edeceğini bilseydim en azından bayramlarda aramaz mıydım?
Ne yazıkki insanın değeri onu yitirdikten sonra anlaşılıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder