Sayfalar

19 Temmuz 2010 Pazartesi

HAFTANIN YAZISI

KISA BİR ARMUTLU TATİLİ

Kısa da olsa, uzun da olsa tatil her zaman güzeldir. Özellikle uzun bir yılı stresli bir işte çalışarak geçirdiyseniz tatili iple çekere, mumla ararsınız. Tatil esnasında iş- güç tamamen aklınızdan silindiğinden iş stresi tamamen ortadan kalkar ve dönüşünüz kolaylaşır. Koca bir yıla daha sancısız başlarsınız.
İhlas Armutlu Tatil köyünde geçirdiğimiz kısa tatilde de aynen böyle oldu. Denizde, havuzlarda ve özellikle gece kordonda yürüyerek tatilimizi tamamlarken dönüşte de İznik Gölü kenarında güzel saatler geçirdik. Dolayısıyla bu tatilde en güzel anları geçirdiğim yerleri şöylece özetleyebilirim:
- Kumsalda yürüyüş : Başka kumsallarda da çıplak ayakla yürüyüşü çok sevmeme rağmen tatil köyü plajında bu zevk bir başkaydı sanki. Bu yürüyüşler sırasında sağlığıma ve zihnime yeni yüklemeler yaparak bir şekilde geleceğin planını yaptım.
- Kadınlar plajında gece yıldızları seyretmek : Geceleri yarı karanlık olan bu ıssız mevkide yıldızları seyretmek bir başka oluyor. Başta Büyük Ayı takım yıldızı olmak üzere diğer burçları bulup çıkarabilir, kuzeyden güneye tozlu bir yıldız otobanı uzayıp giden Samanyoılu'nun Avcı kolunu keşfedebilir ve baştan başa bu yıldız okyanusunda kendinizi kaybedebilirsiniz.
- Armutlu ilçe merkezi çınaraltı kahvesi : Armutlu ilçe merkezinde meydan camiiinin avlusunda bulunan çınar altı kahvesi bir harika. Burada bir sabah taze simitle demli çayı içtiğinizde başka birşey istemem dersiniz.
- Dönüş yolunda İznik gölü kenarı : Gemlik- Yalova yolu üzerinde Orhangazi'den sağa saparak birkaç kilometre sonra yol kenarında kurulu şirin piknik alanında bulursunuz kendinizi. Devamlı rüzgarlı olan bu mevkide odun ateşinde pişen semaver çayını içerken, küçük dalgacıklarla sahili döven güzelim İznik Gölü'nü seyredebilirsiniz.

4 Temmuz 2010 Pazar

YENİ İŞ FİKİRLERİ VE İNNOVASYON SAYFASI

Bu sayfada yeni bir iş fikri arayan girişimcilerimize, yeni bir ürün arayan sanayicilerimize ve hayatın her dalında uygulamacılara açık iş fikirleri yer alacak.
Ancak zaman zaman bu sayfada boy gösterecek fikirler yanında şekli şemali bizde saklı birçok iş fikri olacak.
Bu sayfada yayınlanan iş fikrini beğenen girişimcilerimiz eğer kendileri için özel bir çalışma istiyorlarsa yazının sonunda verilen telefona veya e- mailime başvurarak belli bir hizmet bedeli karşılığında bu fikre sahip olabilirler.

İŞTE İLK İŞ FİKRİ : BOĞAZ SULARINDA YANDAN ÇARKLI GEZİNTİ TEKNESİ
İstanbul Boğazı gibi dünya incisi bir su yolunda gezinti teknesi olarak sadece İDO'nun vapurları, bazı şirketlerin lüks gezinti tekneleri ve genelde derme çatma tekneler kullanılmaktadır. Pek fazla bir özelliği olmayan bu teknelerle üst düzey bir turizm hizmeti verilemez.
Oysa geçmişin yandan çarklı Şirketi Hayriye teknelerinden esinlenerek lüks döşenmiş, uzun bacası ve direkleri olan, o dönemin çizgilerini taşıyan mürettebatıyla, mevsimine göre üstü açık güvertede veya kaplı salonda canlı klasik Türk müziği çalınan bir tekne boğazda gezinti teknesi kavramanı değiştirecek ve göreceği yoğun ilgiyle kısa zamanda kendini amorti edip kâra geçecektir. Böyle bir gemiye yazın bir ay önceden bilet almak kaydıyla binilebilecek ve katılanlara ömür boyu unutmayacağı bir turizm ziyafeti verilmiş olacaktır.
Haydi İDO veya kârlı turizm yatırımı arayan girişimciler. İşte size altın bir fırsat. Yapın bu işi. Sezen Aksu'nun o ünlü ''Ada vapuru yandan çarklı '' şarkısı gerçek olsun...

Telefon : 0 535 732 43 26 - E -mail: mustafa.semih.Arici@gmail.com

3 Temmuz 2010 Cumartesi

HAFTANIN YAZISI : TÜRKİYE'NİN DÜNYA ÜÇÜNCÜLÜĞÜ

Güney Afrika Dünya Kupası yavaş yavaş sona yaklaşıyor. çeyrek Finaller biterken Almanya, Hollanda, İspanya ve Uruguay yarı finale çıktı. Brezilya ve Arjantin gibi şampiyon adayı iki dev elenirken Almanya üçer beşer atarak kupanın en büyük adayı olduğunu ilan etti. Panzerler bizim Mesut'unda büyük katkılarıyla mutlu sona yaklaşırken dünya kupası gibi milyarların izlediği en üst düzey bir organizasyonda yarı finale ulaşmak ve hatta üçüncü olabilmek gerçekten çok büyük bir olay.
Bu açıdan bakıldığında 2002 Dünya Kupasında milli takımımızın elde ettiği üçüncülüğün nasıl birşey olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz. Şonol Güneş yönetimindeki milli takımımız meğer ne büyük bir iş başarmışlar. Hakan Şükür, İlhan Mansız, Alpay Özalan, Ümit Davala, Tugay,Hasan ve tabii kaleci Rüştü Reçber adlarını Türk ve Dünya futbol tarihine yazdırdılar. Sonraki iki kupada yokuz ama 2002'de gösterdiğimiz bu büyük başarı ve Güney Kore üçüncülük maçında yaşanan hoş görüntüler unutulacak gibi değil. 2010'da yokuz ancak Hiddink yönetimindeki milli takımımızın Arda ve arkadaşlarıyla 2014'e katılıp tekrar tarih yazacağına inanıyoruz.
Elbette bunun yolu da çalışmaktan geçer. Süper ligdeki yabancı furyasını kısıtlayıp genç yetenekleri bulup çıkararak ve bundan daha da önemlisi oynatıp tecrübe kazandırarak üçüncülükten de ileri geçip final oynayabiliriz.